noun

palpitation

çarpıntı, kalp çarpıntısı

Stress can sometimes cause heart palpitations.

Stres bazen kalp çarpıntısına neden olabilir.

She felt a palpitation of fear.

Bir korku çarpıntısı hissetti.

((çarpıntı)) yaşamak/hissetmek I sometimes get heart palpitations.

Eş anlamlılar: throbbing (zonklama), tremor (titreme), flutter (pırpır etme)

Latince 'palpare' (hafifçe dokunmak, okşamak) fiilinin sık yapılan hali olan 'palpitare'den gelir. Tekrarlanan bir dokunma veya çarpma anlamına gelir.

'Pal-pi-ta-tion' kelimesinin sesi hızlı bir kalp atışını taklit eder. Kalbinizin 'pat pat' attığını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.