conjunction

as

olarak, gibi, için, iken

He works as a teacher.

Öğretmen olarak çalışıyor.

She is as tall as her brother.

Kardeşi kadar uzun boylu.

As it was raining, we stayed inside.

Yağmur yağdığı için içeride kaldık.

Call me as you leave.

Giderken beni ara.

as ((a/an + isim)) (bir şeyin) rolünde. He works as a teacher.

as ((sıfat/zarf)) as ((isim/zamir)) karşılaştırma için kullanılır. She is as tall as her brother.

as ((cümlecik)) çünkü. As it was raining, we stayed inside.

as ((cümlecik)) ile aynı anda. Call me as you leave.

Eş anlamlılar: like, since, because, while

Eski İngilizce'de 'tam olarak öyle, tıpkı' anlamına gelen 'alswa' kelimesinden gelir.

'As' birçok kullanımı olan kısa bir kelimedir. Fikirleri birbirine bağlayan bir köprü olarak düşünün: rol (as a...), karşılaştırma (as...as), neden (as...) veya zaman (as...).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.