verb

ascend

yükselmek, tırmanmak, çıkmak

The plane began to ascend.

Uçak yükselmeye başladı.

He ascended the throne in 1837.

1837'de tahta çıktı.

The path ascends steeply from the village.

Patika köyden dik bir şekilde yükseliyor.

((sth.)) (-e) tırmanmak Dağcılar yarın kuzey yamacına tırmanacaklar.

((to sth.)) (-e) yükselmek Partinin liderliğine yükseldi.

Eş anlamlılar: climb, rise, mount; Zıt anlamlılar: descend, fall

Latince 'ad' (yönelme) + 'scandere' (tırmanmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'yukarı tırmanmak'tır.

Asansörün sizi yukarı çıkardığını düşünün. 'scend' kısmı tırmanmakla ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.