noun

ascent

yükseliş, tırmanış, yokuş

The first ascent of Mount Everest was in 1953.

Everest Dağı'na ilk tırmanış 1953'te yapıldı.

His ascent to power was rapid.

İktidara yükselişi hızlı oldu.

The path began a steep ascent.

Patika dik bir yokuşla başladı.

((of sth.)) (-in) tırmanışı Dağın tırmanışı zorludur.

((to sth.)) (-e) yükseliş Şöhrete yükselişi çok hızlıydı.

a steep/gradual ascent dik/hafif bir yokuş Patikanın hafif bir yokuşu var.

Eş anlamlılar: climb, rise; Zıt anlamlılar: descent

'ascend' (yükselmek) fiilinden gelir. Yükselme eylemini ifade eder.

Bu, 'to ascend' fiilinin isim halidir. 'ascent' kelimesindeki 'scent' koku ile ilgili değildir. Fiili hatırlayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.