verb

paralyzes

felç eder, hareketsiz kılar, durdurur

The snake's venom paralyzes its prey.

Yılanın zehri avını felç eder.

The snowstorm paralyzes the entire city.

Kar fırtınası tüm şehri felç ediyor.

((sb./sth.)) (~i) felç etmek Yılanın zehri avını felç eder.

((sth.)) (~i) durdurmak Kar fırtınası şehri felç eder.

Eş anlamlılar: hareketsiz kılar, durdurur; Zıt anlamlılar: harekete geçirir, etkinleştirir

'to paralyze' fiilinin üçüncü tekil şahıs geniş zaman hali. Yunanca 'para-' (yanında) + 'lysis' (gevşeme) kelimelerinden gelir.

Bu form 'he, she, it' (o) özneleriyle kullanılır. Tekil özneler için fiilin sonundaki 's' harfini unutmayın: 'It paralyzes.'

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.