verb

ascertain

doğrusunu öğrenmek, tespit etmek, saptamak

The police tried to ascertain the cause of the fire.

Polis yangının nedenini tespit etmeye çalıştı.

Can you ascertain if he is coming to the meeting?

Toplantıya gelip gelmediğini öğrenebilir misin?

((bir şeyi)) tespit etmek Polis yangının nedenini tespit etmeye çalıştı.

((-ip/ipmediğini)) tespit etmek Gelip gelmediğini öğrenebilir misin?

Eş anlamlılar: determine, discover, find out, verify

Eski Fransızca 'acertainer' (emin olmak) kelimesinden, 'a-' (yönelme) + 'certain' (kesin, emin). Kelimenin tam anlamıyla 'kesinleştirmek'.

Bir şeyi 'as certain' (kesin olarak) yapmak, yani doğrulamak gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.