adjective

parasitic

parazitik, asalak

The plant is suffering from a parasitic infection.

Bitki parazitik bir enfeksiyondan muzdarip.

He has a parasitic relationship with his friends.

Arkadaşlarıyla asalak bir ilişkisi var.

((parazitik)) + isim Parazitik bir mantar ağaçları öldürüyor.

((parazitik olmak)) İlişki parazitikti.

Eş anlamlılar: sömürücü, asalak; Zıt anlamlılar: simbiyotik, mutualist.

"Parazit" kelimesine sıfat yapan `-ic` ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Bu, "parazit" kelimesinin sıfat halidir. Bir şey parazit *gibi* davranıyorsa, o *parazitiktir*.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.