noun

parlor

salon, oturma odası, muayenehane

They served tea in the front parlor.

Ön salonda çay servisi yaptılar.

He opened an ice cream parlor downtown.

Şehir merkezinde bir dondurmacı açtı.

She works at a beauty parlor.

Bir güzellik salonunda çalışıyor.

a/the ((sıfat)) parlor (evdeki bir oda) They served tea in the front parlor.

an/a ((isim)) parlor (bir tür dükkan) He opened an ice cream parlor downtown.

Eş anlamlılar: living room, sitting room, lounge

Eski Fransızca'da 'konuşma yeri' anlamına gelen `parleor` kelimesinden, `parler` ('konuşmak') fiilinden türemiştir. Sohbet için bir oda.

Misafirlerle 'parley' (görüşme) yapılan bir yer olarak düşünün. Modern Amerikan İngilizcesinde genellikle 'ice cream parlor' (dondurmacı) gibi bir dükkan türünü ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.