noun

particle

parçacık, zerre

A dust particle landed on the lens.

Lensin üzerine bir toz parçacığı kondu.

An electron is a subatomic particle.

Elektron bir atom altı parçacıktır.

((of sth.)) (-in/-ın) parçacığı Gözümde bir toz parçacığı var.

Eş anlamlılar: zerre, tanecik, kırıntı

Latince `pars` 'parça' kelimesinin küçültme eki almış hali olan `particula`'dan (küçük parça).

Toz parçacığı gibi bir şeyin küçücük bir 'parçası' olarak hatırlayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.