noun

partner

ortak, partner, eş

He is my business partner.

O benim iş ortağım.

She lives with her partner.

Partneriyle birlikte yaşıyor.

We were partners in the game.

Oyunda ortaktık.

((birinin)) partneri birinin ortağı He is my business partner.

((bir şeyde)) ortak bir şeyde ortak They are partners in crime.

Eş anlamlılar: associate, colleague, companion

Eski Fransızca 'parçonier' (ortak mirasçı) kelimesinden, Latince 'partitio' (bölünme) ile ilgili, 'part' (parça) kelimesinden gelir.

Bir 'partner' (ortak), sizinle bir şeyin bir 'parçasını' (part) paylaşan kişidir (iş, hayat, oyun).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.