noun

parts

parçalar, kısımlar, yedek parçalar, roller

The car needs new parts.

Arabanın yeni parçalara ihtiyacı var.

I only read parts of the book.

Kitabın sadece bazı kısımlarını okudum.

He knows these parts well.

Buraları iyi bilir.

((sth.))'nın ((parts)) bir şeyin parçaları These are the parts of a flower.

yedek ((parts)) yedek parçalar I need to buy some spare parts for my bike.

Eş anlamlılar: pieces, sections, components, fragments

Latince 'bir parça, bir pay' anlamına gelen 'partem' kelimesinden gelir.

Bir yapboz düşünün. Birçok 'parçadan' (parts) oluşur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.