adjective

ashamed

utanmış

She was ashamed of her old clothes.

Eski kıyafetlerinden utanıyordu.

I'm ashamed to admit I lied.

Yalan söylediğimi itiraf etmekten utanıyorum.

((bir şeyden/birinden)) utanmak Eski kıyafetlerinden utanıyordu.

((yapmaktan)) utanmak Yalan söylediğimi itiraf etmekten utanıyorum.

Eş anlamlılar: embarrassed, humiliated; Zıt anlamlılar: proud, unashamed

Eski İngilizce 'ascamian' (utanmak) kelimesinden gelir. '-ed' eki onu sıfat yapar.

İçinde 'shame' (utanç) kelimesi var. Utanç duyuyorsanız, 'ashamed' (utanmış) olursunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.