noun

passage

geçit, pasaj, bölüm, geçiş

A narrow passage led to the backyard.

Dar bir geçit arka bahçeye çıkıyordu.

Read the following passage from the book.

Kitaptan aşağıdaki bölümü okuyun.

The passage of time changes many things.

Zamanın geçişi birçok şeyi değiştirir.

((bir kitaptan/konuşmadan)) bir bölüm bir metin bölümü. He quoted a passage from the Bible.

((zamanın)) geçişi zamanın geçme süreci. The passage of time heals all wounds.

((bir yere)) geçit bir yere giden yol. Is there a passage to the next street?

Eş anlamlılar: corridor, hallway (geçit); excerpt, section (metin); transit, journey (hareket)

Eski Fransızca 'passage' kelimesinden, 'passer' (geçmek) fiilinden gelir. 'Geçmek' için bir yer veya 'geçme' eylemidir.

Bir kitaptaki bir 'pasaj' (passage), gözlerinizle üzerinden 'geçtiğiniz' (pass) bir şeydir. Bir koridor, içinden 'geçtiğiniz' (pass) bir 'geçittir' (passage).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.