verb

passed

geçti, başardı, uzattı

He passed the final exam.

Final sınavını geçti.

A car passed me on the highway.

Otoyolda bir araba beni solladı.

She passed the salt to her friend.

Tuzu arkadaşına uzattı.

Time passed very slowly.

Zaman çok yavaş geçti.

((sth.)) (sınav vb.) geçmek He passed the final exam.

((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) geçmek/sollamak A car passed me on the highway.

((sth.)) ((to sb.)) (bir şeyi) (birine) uzatmak She passed the salt to her friend.

Eş anlamlılar: geçmek, başarmak, uzatmak; Zıt anlamlılar: kalmak, durmak

Latince 'passus' (adım) kelimesinden gelir, bir şeyin yanından veya içinden geçme fikriyle ilgilidir.

Bir kontrol noktasını 'geçtiğinizi' düşünün. Başarıyla içinden geçmişsinizdir. Sınavı 'pas geçmek' gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.