noun

passes

geçiş kartları, biletler, pasolar

We need two passes for the concert.

Konser için iki geçiş kartına ihtiyacımız var.

The quarterback made some great passes.

Oyun kurucu harika paslar verdi.

The mountain passes are closed in winter.

Dağ geçitleri kışın kapalıdır.

((sth.)) için ((geçiş kartları)). We need two passes for the concert.

Eş anlamlılar: tickets (biletler), permits (izinler), entries (girişler)

Latince'de 'adım' anlamına gelen 'passus' kelimesinden gelir ve bir şeyin yanından geçme fikriyle ilgilidir.

Bunları bir kapıdan veya kontrol noktasından 'geçmenizi' sağlayan nesneler olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.