noun

pastime

hobi, meşgale, eğlence

Reading is my favorite pastime.

Kitap okumak en sevdiğim hobimdir.

Baseball is America's national pastime.

Beyzbol Amerika'nın ulusal eğlencesidir.

favori/ulusal bir hobi favori/ulusal bir hobi My favorite pastime is reading.

Eş anlamlılar: hobby, recreation, amusement

'pass' (geçirmek) + 'time' (zaman) kelimelerinden gelir, kelimenin tam anlamıyla zamanı hoş bir şekilde geçirmek için yapılan bir aktivite.

Size 'zaman geçirten' (pass the time) bir aktivite olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.