noun

ashes

küller, naaş

The fireplace was full of ashes.

Şömine küllerle doluydu.

He scattered his father's ashes at sea.

Babasının küllerini denize serpti.

The city was reduced to ashes.

Şehir küle döndü.

((ashes)) bir şeyi yaktıktan sonra kalan toz kalıntısı The fireplace was full of ashes.

((sb'nin külleri)) bir kişinin yakıldıktan sonraki kalıntıları He scattered his father's ashes at sea.

Eş anlamlılar: cinders, embers, remains, dust

Eski İngilizce'de ateşin kalıntısı anlamına gelen 'æsce' kelimesinden gelir. Genellikle çoğul hali 'ashes' kullanılır.

Cenaze törenlerindeki 'Küller küllere, toprak toprağa' sözünü hatırlayın; bu kelime hem ateş kalıntısı hem de insan kalıntılarıyla bağlantılıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.