verb

pat

hafifçe vurmak, okşamak

He patted the dog on the head.

Köpeğin başını okşadı.

She gave my shoulder a friendly pat.

Omzuma dostça bir vuruş yaptı.

Add a pat of butter to the pan.

Tavaya bir parça tereyağı ekleyin.

((birine/bir şeye)) hafifçe vurmak to pat ((sb./sth.)) He patted the dog.

((birinin)) ((vücut bölümü))ne hafifçe vurmak to pat ((sb.)) on the ((body part)) He patted the dog on the head.

bir parça ((bir şey)) a pat of ((sth.)) Add a pat of butter.

Eş anlamlılar: tap (tıklatmak), stroke (okşamak), dab (hafifçe dokunmak)

Yansıma kökenli, hafif bir vuruşun sesini temsil eder.

Kelime, eylemin kendisi gibi ses çıkarır. 'A pat' (isim), 'to pat' (fiil) eyleminin sonucudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.