Verb

lehren

öğretmek, ders vermek

Er lehrt Deutsch an der Universität.

Üniversitede Almanca öğretiyor.

Das Leben hat mich viel gelehrt.

Hayat bana çok şey öğretti.

Sie lehrte ihn das Schwimmen.

Ona yüzmeyi öğretti.

((j-n)) ((et4)) ((birine bir şeyi)) öğretmek O, öğrencilere dilbilgisini öğretiyor.

((j-n)) ((zu+inf)) ((birine bir şey yapmayı)) öğretmek Ona doğru yazmayı öğretti.

Eş anlamlılar: unterrichten, beibringen; Zıt anlamlı: lernen

Eski Yüksek Almanca'da 'öğretmek' anlamına gelen 'lēren' kelimesinden gelir ve 'lernen' (öğrenmek) ile ilgilidir. Asıl anlamı 'öğrenmesini sağlamak'tır.

'Lehrer' (öğretmen), 'lehren' (öğretmek) eylemini yapan kişidir. Bu bağlantıyı hatırlayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.