Nomen

der Schlegel

tokaç, baston, but (et)

Der Zimmermann benutzt einen großen Schlegel.

Marangoz büyük bir tokaç kullanıyor.

Der Schlagzeuger schlug den Schlegel auf die Trommel.

Davulcu bageti davula vurdu.

Zu Weihnachten gibt es einen Gänse-Schlegel.

Noel'de kaz budu olacak.

((der Schlegel)) ((özne/nesne olarak)) özne/nesne olarak tokaç Tokaç tezgahın üzerinde duruyor.

der Hammer (çekiç), die Keule (topuz, but)

'schlagen' (vurmak) fiilinden türemiştir. Vurmak için kullanılan bir aleti veya bir hayvanın parçasını belirtir.

'schlagen' (vurmak) fiiliyle bağdaştırın. 'Schlegel' vurmak için kullanılan bir şeydir (tokaç, baget) veya bir hayvanın parçasıdır (but).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.