Adjektiv

strahlend

parlak, ışıldayan, göz alıcı

Sie hat ein strahlendes Lächeln.

Onun parlak bir gülümsemesi var.

Der Himmel war strahlend blau.

Gökyüzü parlak maviydi.

Er ist der strahlende Sieger.

O, ışıldayan kazanandır.

strahlend + isim (parlak/ışıldayan...) Onun parlak gözleri var.

parlak görünmek Gelin parlak görünüyordu.

leuchtend (ışıklı), glänzend (parlak), hell (aydınlık); Zıt anlamlılar: dunkel (karanlık)

'strahlen' (parlamak, ışın saçmak) fiilinden gelir. '-end' eki, İngilizce'deki '-ing' ekine benzer şekilde sıfat-fiil yapar.

'strahlend' kelimesini 'Strahl' (ışık ışını) ile bağdaştırın. Bir gülümseme veya açık bir gökyüzü gibi güneş ışını gibi parlayan bir şeyi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.