Nomen

die Versuchung

ayartma, baştan çıkarma, günaha sokma

Er konnte der Versuchung nicht widerstehen.

Ayartmaya karşı koyamadı.

Schokolade ist meine größte Versuchung.

Çikolata benim en büyük zaafım.

Sie geriet in Versuchung, das Geld zu nehmen.

Parayı almak için günaha girdi.

ayartmaya karşı koymak ayartmaya karşı koymak Er konnte der Versuchung nicht widerstehen.

günaha girmek günaha girmek Ich komme in Versuchung, alles zu kaufen.

die Verlockung (cazibe), die Verführung (baştan çıkarma)

'versuchen' (denemek, ayartmak) fiilinden '-ung' isim yapma ekiyle türetilmiştir.

Bir 'Versuchung', sizi yapmamanız gereken bir şeye 'teşebbüs' ettiren şeydir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.