der Sprung
Çeviri
atlama, sıçrama, çatlak, atlayış
Örnekler
Er machte einen großen Sprung.
Büyük bir atlayış yaptı.
Das Glas hat einen Sprung.
Bardağın bir çatlağı var.
Der Sprung ins kalte Wasser war erfrischend.
Soğuk suya atlamak ferahlatıcıydı.
Dilbilgisi Kalıpları
((içine)) bir atlayış yapmak Suya bir atlayış yaptı. Er machte einen Sprung ins Wasser.
((içinde)) bir çatlak olmak Fincanda bir çatlak var. Die Tasse hat einen Sprung.
gitmek üzere olmak Gitmek üzereyim. Ich bin auf dem Sprung.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'springen' (atlamak) fiilinden türemiştir. Atlamak eyleminin kendisidir.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'spring' (sıçramak) kelimesiyle ilgilidir. 'springen' eyleminin sonucu 'Sprung'dur. İki ana anlamını unutmayın: 'atlama' ve 'çatlak'.