Adjektiv

ausgestorben

nesli tükenmiş, soyu tükenmiş, ıssız

Dinosaurier sind vor langer Zeit ausgestorben.

Dinozorların nesli çok uzun zaman önce tükendi.

Nach 22 Uhr sind die Straßen wie ausgestorben.

Saat 22'den sonra sokaklar bomboş.

sein + ausgestorben nesli tükenmiş olmak Dinozorların nesli tükendi.

Eş anlamlılar: verschwunden (kaybolmuş), menschenleer (ıssız); Zıt anlamlılar: verbreitet (yaygın), belebt (canlı)

'aus-' (dışarı, bitmiş) ve 'sterben' (ölmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'gestorben' (ölmüş) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'ölüp bitmiş' demektir.

Bir türün tamamen 'ölüp' ('gestorben') varoluştan 'dışarı' ('aus') çıktığını hayal edin. Bu, 'nesli tükenmiş' anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.