Adjektiv

bestickt

işlemeli, nakışlı

Sie trägt ein besticktes Kleid.

İşlemeli bir elbise giyiyor.

Das bestickte Tuch ist sehr alt.

İşlemeli örtü çok eski.

((sıfat olarak)) ((isimden önce)) niteleme sıfatı olarak İşlemeli bir mendil aldı.

Eş anlamlılar: verziert (süslü), geschmückt (bezenmiş)

'be-' öneki (bir şeyin üzerine) ve 'sticken' (nakış işlemek) kelimelerinden gelir. Üzerine nakış işlenmiş olma durumunu tanımlar.

İğneyi bir 'çubuk' (stick) olarak düşünün ve kumaşın bir desen oluşturmak için iplikle 'işlendiğini' (be-stuck) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.