Verb

betrüben

üzmek, kederlendirmek

Diese Nachricht betrübt mich sehr.

Bu haber beni çok üzüyor.

Sein Verhalten hat sie tief betrübt.

Onun davranışı onu derinden üzdü.

((j-n)) betrüben (birini4) üzmek Sözlerin beni üzüyor.

Eşanlamlılar: traurig machen, kränken; Zıtanlamlılar: erfreuen, aufheitern

'be-' öneki ve 'trüb' (bulanık, kasvetli) sıfatından oluşur. Kelimenin tam anlamıyla birini kasvetli yapmak demektir.

'trüb' (kasvetli) havanın insanı 'betrüben' (üzdüğünü) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.