Verb

versorgen

sağlamak, temin etmek, bakmak, geçimini sağlamak

Die Eltern versorgen ihre Kinder.

Ebeveynler çocuklarına bakar.

Das Rote Kreuz versorgt die Opfer mit Essen.

Kızılhaç mağdurlara yiyecek temin ediyor.

Er muss eine große Familie versorgen.

Büyük bir aileye bakmak zorunda.

((j-m)) ((et4)) (birine) (bir şey) sağlamak Kızılhaç mağdurlara yiyecek temin ediyor.

((j-n)) (birine) bakmak Ebeveynler çocuklarına bakar.

Eş anlamlılar: sağlamak, temin etmek, geçindirmek; Zıt anlamlılar: ihmal etmek

'ver-' ön eki (için, tamamlama) ve 'sorgen' (bakmak, endişelenmek) kelimelerinden gelir. 'Tamamen bakmak' anlamına gelir.

'ver-' ekini 'için' ve 'sorgen' kelimesini 'bakım' olarak düşünün. Yani 'versorgen' birine 'bakmak' veya onun 'geçimini sağlamak' demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.