blenden
Çeviri
gözünü kamaştırmak, kandırmak
Örnekler
Die Sonne blendet mich.
Güneş gözümü kamaştırıyor.
Lass dich nicht von seinem Lächeln blenden.
Onun gülümsemesine kanma.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-n)) blenden (birinin) gözünü kamaştırmak Die Sonne blendet mich.
((j-n)) ((mit et3)) blenden (birini) (bir şeyle) kandırmak Er blendete sie mit seinem Charme.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: täuschen (kandırmak), faszinieren (büyülemek); Zıt anlamlılar: erhellen (aydınlatmak)
Etimoloji
Almanca 'blind' (kör) kelimesiyle ilgilidir. '-en' eki onu bir fiil yapar.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'blend' (karıştırmak) kelimesine benziyor. Parlak ışıkların birbirine karışarak gözünüzü 'kamaştırdığını' hayal edin.