Adjektiv

desinteressiert

ilgisiz, kayıtsız

Er wirkte völlig desinteressiert.

Tamamen ilgisiz görünüyordu.

Sie hörte desinteressiert zu.

İlgisizce dinledi.

Ein Richter muss desinteressiert sein.

Bir yargıç tarafsız olmalıdır.

desinteressiert ((an+3)) sein bir şeye ilgisiz olmak Politikaya karşı ilgisizdir.

Eş anlamlılar: gleichgültig (kayıtsız), teilnahmslos (duyarsız); Zıt anlamlılar: interessiert (ilgili), engagiert (hevesli)

'des-' (olumsuzluk) ön eki + 'interessiert' (ilgili). Kelimenin tam anlamıyla 'ilgili olmayan' demektir.

'des-' ön eki, Türkçedeki '-siz' eki gibi bir olumsuzluk belirtir. 'İnterestsiz' gibi düşünebilirsiniz. Hem 'ilgisiz' hem de 'tarafsız' anlamına gelebilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.