Verb

durch|stecken

içinden geçirmek, sokmak, sızdırmak (bilgi)

Er steckte den Brief durch den Schlitz.

Mektubu yarıktan içeri soktu.

Mir wurde die Information durchgesteckt.

Bilgi bana sızdırıldı.

((et4)) ((durch+4)) bir şeyi bir şeyin içinden geçirmek İpliği iğne deliğinden geçirdi.

durchschieben (içinden itmek), durchführen (yürütmek)

'durch' (içinden, arasından) + 'stecken' (sokmak, takmak). Kelimenin tam anlamıyla 'içinden sokmak'.

Bir mektubu ('stecken') posta kutusunun yarığından *içeri* ('durch') soktuğunuzu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.