Verb

ein|sparen

tasarruf etmek, k kısmak, azaltmak

Wir müssen Energie einsparen.

Enerji tasarrufu yapmalıyız.

Die Firma sparte viele Kosten ein.

Şirket birçok maliyetten tasarruf etti.

Man kann Zeit einsparen, wenn man plant.

Plan yaparsan zaman kazanabilirsin.

((et4)) bir şeyden tasarruf etmek Elektrikten tasarruf etmeliyiz.

((an+3)) bir şeyden kısmak Şirket seyahat masraflarından kısıyor.

Eş anlamlılar: sparen, reduzieren; Zıt anlamlılar: ausgeben (harcamak), verschwenden (israf etmek)

'ein-' (içine) ve 'sparen' (tasarruf etmek) kelimelerinden oluşur. Tasarruf ettiğiniz şeyi güvenli bir yere 'koyduğunuzu' düşünün.

Parayı 'tasarruf etmek' ('sparen') için kumbaranın 'içine' ('ein-') attığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.