extrahieren
Çeviri
çıkarmak, özütlemek, çekip çıkarmak
Örnekler
Der Zahnarzt muss den Zahn extrahieren.
Diş hekimi dişi çekmek zorunda.
Man kann Öl aus Pflanzen extrahieren.
Bitkilerden yağ çıkarılabilir.
Sie extrahierte die wichtigsten Informationen aus dem Text.
Metinden en önemli bilgileri çıkardı.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) ((aus+3)) bir şeyden bir şey çıkarmak Bitkilerden yağ çıkarılabilir.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: herausziehen, gewinnen; Zıt anlamlılar: einfügen, hinzufügen
Etimoloji
Latince 'ex-' (dışarı) ve 'trahere' (çekmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'dışarı çekmek'.
Hafıza İpuçları
İngilizce'deki 'extract' kelimesiyle aynı kökten gelir ve benzer anlam taşır, bu yüzden hatırlaması kolaydır.