Adjektiv

freistehend

müstakil, ayrı duran

Wir suchen ein freistehendes Haus.

Müstakil bir ev arıyoruz.

Die Skulptur steht freistehend im Park.

Heykel parkta tek başına duruyor.

freistehend + İsim (niteleme sıfatı olarak) Müstakil bir ev pahalıdır. Ein freistehendes Haus ist teuer.

Eşanlamlılar: müstakil, ayrı; Zıtanlamlılar: bitişik, bağlı

'frei' (özgür, serbest) ve 'stehend' (duran) kelimelerinden oluşur. Tam anlamıyla 'serbest duran'.

Komşularından 'serbest duran' bir ev hayal edin, yani müstakil bir ev.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.