frei|sprechen
Çeviri
beraat ettirmek, aklamak
Örnekler
Der Richter musste den Angeklagten freisprechen.
Hakim, sanığı beraat ettirmek zorunda kaldı.
Sie wurde von allen Vorwürfen freigesprochen.
Tüm suçlamalardan aklandı.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-n)) ((von et3)) (birini) (bir şeyden) beraat ettirmek Onu suçtan akladılar.
((j-n)) (birini) beraat ettirmek Hakim onu beraat ettirmek zorundaydı.
Benzer Kelimeler
Eşanlamlılar: temize çıkarmak, suçsuz bulmak; Zıtanlamlılar: mahkum etmek, suçlu bulmak
Etimoloji
'frei' (özgür, serbest) ve 'sprechen' (konuşmak) kelimelerinden oluşur. 'Konuşarak serbest bırakmak' anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
Bir hakimin 'konuşarak' (sprechen) bir sanığı 'özgür' (frei) bıraktığını hayal edin.