fremd
Çeviri
yabancı, garip, tanımadık
Örnekler
Ich fühle mich hier fremd.
Kendimi burada yabancı hissediyorum.
Das ist eine fremde Sprache.
Bu yabancı bir dil.
Er hat fremdes Eigentum gestohlen.
Başkasına ait mülkü çaldı.
Dilbilgisi Kalıpları
fremd + İsim (niteleme sıfatı olarak) Kapıda yabancı bir adam duruyordu.
((j-m)) fremd sein (birine) yabancı olmak Bu kültür bana yabancı.
Benzer Kelimeler
Eşanlamlılar: bilinmeyen, yabancı, garip; Zıtanlamlılar: tanıdık, bilinen, yerli
Etimoloji
Eski Yüksek Almanca 'fremidi' kelimesinden gelir, İngilizce 'from' kelimesiyle ilgilidir. Başka bir yerden 'gelen' bir şeyi belirtir.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'from' kelimesiyle bağdaştırın. Başka bir ülkeden 'gelen' (from) biri 'fremd' (yabancı) olur.