Adjektiv

fulminant

harika, müthiş, göz kamaştırıcı

Das Orchester gab ein fulminantes Konzert.

Orkestra harika bir konser verdi.

Das war ein fulminantes Feuerwerk.

Bu muhteşem bir havai fişek gösterisiydi.

(( )) harika olmak Konser harikaydı.

Eş anlamlılar: grandios (görkemli), überwältigend (ezici); Zıt anlamlılar: langweilig (sıkıcı), unscheinbar (göze çarpmayan)

Latince 'şimşek çakmak' anlamına gelen 'fulminare' kelimesinden gelir. Şimşek gibi ani, parlak ve güçlü bir şeyi ifade eder.

Latince 'şimşek' anlamına gelen 'fulmen' kelimesini düşünün. 'Fulminant' bir şey, parlaklığıyla patlayan bir şeydir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.