glänzend
Çeviri
parlak, ışıl ışıl, mükemmel, harika
Örnekler
Sie hat glänzendes Haar.
Onun parlak saçları var.
Das war eine glänzende Idee.
Bu harika bir fikirdi.
Er hat die Prüfung glänzend bestanden.
Sınavı başarıyla geçti.
Dilbilgisi Kalıpları
((glänzend + İsim)) parlak ... Ein glänzendes Auto.
((olmak + glänzend)) harika olmak Das Ergebnis ist glänzend.
((Zarf)) harika bir şekilde Sie hat glänzend gespielt.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: strahlend, brillant; Zıt anlamlılar: matt, stumpf
Etimoloji
'glänzen' (parlamak) fiilinin sıfat-fiil hali. Kelimenin tam anlamıyla 'parlayan' demektir.
Hafıza İpuçları
Eğer bir şey 'parlıyorsa' (glänzen), o zaman 'glänzend'dir. Bu hem gerçek yüzeyler hem de mecazi fikirler (parlak bir fikir) için geçerlidir.