herumliegend
Çeviri
ortalıkta duran, dağınık
Örnekler
Herumliegender Müll verschmutzt die Parks.
Ortalıkta duran çöpler parkları kirletiyor.
Ich sammelte die herumliegenden Bücher ein.
Ortalıkta duran kitapları topladım.
Dilbilgisi Kalıpları
((niteleme)) isimden önce bir sıfat ortalıkta duran bir oyuncak
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: dağınık, saçılmış; Zıt anlamlılar: düzenli, toplanmış
Etimoloji
'herum' (etrafta) + 'liegend' (yatan) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'etrafta yatan'dır.
Hafıza İpuçları
Dağınık bir odada 'ortalıkta duran' (herumliegend) eşyaları hayal edin.