Adjektiv

ineinandergreifend

iç içe geçmiş, birbirine kenetlenmiş

Die Zahnräder sind ineinandergreifend.

Dişliler iç içe geçmiştir.

Das sind zwei ineinandergreifende Probleme.

Bunlar birbiriyle bağlantılı iki problemdir.

[Sıfat] + [İsim] iç içe geçmiş ... Bunlar iç içe geçmiş sistemlerdir. Das sind ineinandergreifende Systeme.

verbunden (bağlı), verflochten (iç içe geçmiş), verzahnt (dişli)

'in' (içinde) + 'einander' (birbirine) + 'greifend' (tutan). Kelimenin tam anlamıyla 'birbirinin içine tutunan'.

Birlikte çalışmak için 'birbirine kenetlenen' iki dişliyi hayal edin. Bu görsel anlamı mükemmel bir şekilde temsil eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.