Adverb

kerzengerade

dimdik, zımba gibi

Er saß kerzengerade auf dem Stuhl.

Sandalyede dimdik oturuyordu.

Die Soldaten standen kerzengerade.

Askerler dimdik duruyordu.

Bir fiili nitelemek için zarf olarak kullanılır O, kerzengerade oturuyordu.

Eşanlamlılar: aufrecht, schnurgerade; Zıtanlamlılar: krumm, gebückt

'Kerze' (mum) + 'gerade' (düz) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'mum gibi düz'.

Eğilmeyen, uzun, düz bir mum hayal edin. Bu kelime bu tür bir duruşu tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.