Adjektiv

nervös

sinirli, gergin, endişeli, huzursuz

Ich bin vor der Prüfung sehr nervös.

Sınavdan önce çok gerginim.

Er hat ein nervöses Lächeln.

Gergin bir gülümsemesi var.

Das Geräusch macht mich nervös.

Bu ses beni geriyor.

nervös sein gergin olmak Sınavdan önce gerginim.

nervös werden gerginleşmek Çok konuşma, gerginleşiyorum.

j-n nervös machen (birini4) germek Soruların beni geriyor.

Eş anlamlılar: aufgeregt, unruhig, angespannt; Zıt anlamlılar: ruhig, gelassen, entspannt

Latince 'nervosus' (adaleli, güçlü) kelimesinden gelir ve Almanca 'der Nerv' (sinir) ile ilgilidir.

'nervös' hissettiğinizde 'sinirlerinizin' (Nerv) gergin olduğunu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.