prädestinieren
Çeviri
önceden belirlemek, kaderinde olmak
Örnekler
Sein Talent prädestiniert ihn für diesen Beruf.
Onun yeteneği onu bu meslek için önceden belirliyor.
Ihre ruhige Art prädestiniert sie zur Lehrerin.
Sakin doğası onu öğretmen olmaya yatkın kılıyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-n/et4)) ((für+4)) prädestinieren (birini/bir şeyi) (bir şey için) önceden belirlemek Sein Talent prädestiniert ihn für diesen Beruf.
Benzer Kelimeler
Eşanlamlılar: bestimmen (belirlemek), vorherbestimmen (önceden belirlemek), ausersehen (seçmek)
Etimoloji
Latince 'praedestinare' (önceden belirlemek) kelimesinden gelir. 'prä-' (ön) + 'destinieren' (belirlemek) kelimelerinden oluşur.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'to predestine' kelimesiyle doğrudan aynı kökten gelir. 'pre-' (önce) + 'destiny' (kader) olarak düşünün.