sensibilisieren
Çeviri
duyarlılaştırmak, hassaslaştırmak, bilinçlendirmek
Örnekler
Wir müssen die Öffentlichkeit für das Problem sensibilisieren.
Halkı bu sorun hakkında duyarlılaştırmalıyız.
Der Kurs soll für kulturelle Unterschiede sensibilisieren.
Kurs, kültürel farklılıklar konusunda duyarlılık yaratmayı amaçlamaktadır.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-n)) ((für+4)) (birini) (bir şeye) karşı duyarlılaştırmak İnsanları çevre konusunda duyarlılaştırmalıyız. Wir müssen die Leute für die Umwelt sensibilisieren.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'sensibel' (hassas) + fiil eki '-isieren' (yapmak). Kelimenin tam anlamıyla 'hassaslaştırmak'.
Hafıza İpuçları
Türkçedeki 'sensör' kelimesini düşünün. Birinin 'duyularını' (sense) bir konuya karşı daha bilinçli hale getirmek.