Adverb

unaufhörlich

aralıksız, durmaksızın, sürekli

Der Regen fiel unaufhörlich.

Yağmur aralıksız yağıyordu.

Sie klagte unaufhörlich über ihre Probleme.

Sürekli sorunlarından şikayet ediyordu.

((Zarf)) + ((Fiil)) bir şeyi durmaksızın yapmak Es regnet unaufhörlich.

Eş anlamlılar: ständig, andauernd, pausenlos; Zıt anlamlılar: gelegentlich, manchmal

un- (olumsuzluk) öneki + aufhören (durmak) + -lich son eki. Kelimenin tam anlamıyla 'durmayan'.

Durmadan damlayan bir musluk hayal edin. Su 'unaufhörlich' akar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.