Adjektiv

undenkbar

düşünülemez, akıl almaz

Ein Leben ohne Internet ist heute undenkbar.

İnternetsiz bir hayat bugün düşünülemez.

Es ist undenkbar, dass er das getan hat.

Onun bunu yapmış olması akıl almaz.

((bir şey)) undenkbar (düşünülemez) Ein Leben ohne Internet ist undenkbar.

es ist undenkbar, dass ... (... olması düşünülemez) Es ist undenkbar, dass er das getan hat.

Eş anlamlılar: unvorstellbar, ausgeschlossen; Zıt anlamlılar: denkbar, vorstellbar

'un-' (olumsuzluk) öneki ve 'denken' (düşünmek) fiilinden gelen 'denkbar' (düşünülebilir) kelimesinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'düşünülemez'.

'Denken' (düşünemeyeceğiniz) kadar absürt bir durum hayal edin. Bu durum 'undenkbar'dır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.