Adjektiv

ungerechtfertigt

haksız, yersiz, gerekçesiz

Seine Kritik war völlig ungerechtfertigt.

Onun eleştirisi tamamen haksızdı.

Die Vorwürfe sind ungerechtfertigt.

Suçlamalar yersiz.

((bir şey)) haksız olmak Onun eleştirisi haksızdı. Seine Kritik war ungerechtfertigt.

Synonyms: yersiz, gerekçesiz; Antonyms: haklı, gerekçeli

un- (olumsuzluk) ön eki + gerechtfertigt (haklı, gerekçeli). Kelimenin tam anlamıyla 'haklı olmayan' demektir.

İngilizce 'unjustified' kelimesine çok benzer. 'un-' ön eki, kelimenin anlamını olumsuz yapar, tıpkı İngilizce'deki gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.