verschulden
Çeviri
suçu olmak, sebep olmak, borçlanmak
Örnekler
Er hat den Unfall nicht verschuldet.
Kazada onun suçu yoktu.
Sie hat sich hoch verschuldet.
Çok borçlandı.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) ...-in suçlusu olmak, ...-e sebep olmak Kavganın suçlusu oydu.
sich verschulden borçlanmak Bankaya borçlandı.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: sebep olmak (verursachen), borçlanmak (Schulden machen)
Etimoloji
'ver-' + 'Schuld' (suç, borç). 'ver-' öneki, ismi fiile dönüştürerek suç işlemek veya borca girmek anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
'ver-' ekini üstlenmek olarak düşünün. 'Schuld' (suç) üstlenirseniz, suçlu olursunuz. 'Schuld' (borç) üstlenirseniz, borçlanırsınız.