vollbringen
Çeviri
başarmak, yerine getirmek, icra etmek
Örnekler
Er hat eine große Tat vollbracht.
Büyük bir iş başardı.
Sie will ein Wunder vollbringen.
Bir mucize gerçekleştirmek istiyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) bir şeyi başarmak Büyük bir iş vollbracht.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: leisten, schaffen, erreichen, verwirklichen
Etimoloji
'voll' (tamamen) ve 'bringen' (getirmek) kelimelerinden oluşur. Bir şeyi tamama erdirmek anlamındadır.
Hafıza İpuçları
Bir şeyi 'tamamen (voll) getirmek (bringen)' veya sonuca ulaştırmak olarak düşünün. Genellikle büyük işler veya mucizeler için kullanılır.