Verb

wahr|haben

kabullenmek, doğru olduğunu kabul etmek

Er will es einfach nicht wahrhaben.

Bunu kabullenmek istemiyor.

Sie konnte die traurige Nachricht nicht wahrhaben.

Üzücü haberi kabullenemedi.

((bir şeyi)) wahrhaben (bir şeyi) kabullenmek Hatasını kabullenmek istemiyor.

Eş anlamlılar: zugeben, anerkennen; Zıt anlamlılar: leugnen (inkar etmek)

'wahr' (doğru) ve 'haben' (sahip olmak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'doğru olarak sahip olmak'.

Bir şeyi zihninizde 'doğru' olarak 'kabul etmek' gibi düşünün. Genellikle olumsuz ifadelerde kullanılır: 'etwas nicht wahrhaben wollen' (bir şeyi kabullenmek istememek).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.