Adjektiv

fällig

vadesi gelmiş, ödenmesi gereken, gecikmiş

Die Miete ist am Ersten fällig.

Kira ayın birinde ödenmelidir.

Eine Entschuldigung ist längst fällig.

Çoktan bir özür gerekirdi.

((bir şey))in vadesi geldi ((bir şey))in vadesi geldi Faturanın vadesi geldi.

Eş anlamlılar: zahlbar (ödenebilir), anstehend (bekleyen); Zıt anlamlılar: unbezahlt (ödenmemiş), offen (açık)

'Fall' (durum, olay) kelimesinden türemiştir. Bir şeyin vaktinin veya durumunun geldiğini belirtir.

Takvimde bir tarihin 'düştüğünü' (fallen) ve bir ödemenin 'vadesinin geldiğini' (fällig) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.